BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI MAĞDURLARI

ÖRTÜNMEK GÜZELDİR !

HAYATTAN KOVULANLAR

Yazan: basortusu Temmuz 31, 2007

Resmi söylem bunca yıldır muhafazakar kitleleri kızlarını okula göndermemekle suçladı. Dindar kitlenin kadınlarını ve kızlarını dış dünyadan uzak tutma korkusu karikatürize edildi. Suçlamalar yanlış sayılmazdı, çünkü dindar-muhafaheadscraf1.jpgzakar aileler kızlarını okula göndermeye pek yanaşmazlardı. Bu, gerçeğinde kadınlara karşı ayrımcılıktı. Dindar-muhafazakar kitlenin anlayıp aşamadığı kadın sorunu yok sayma ya da bastırma dönük kaba bir eğilimiydi. Temelinde dindar-muhafazakar erkek tipinin kendi cinsellik algısındaki çarpılmanın sonucu sayılmalıydı. Ki bu çarpılma çok sonra kabak çiçeği gibi de açılmıştı. Dindar-muhafazakar erkek, kadını yok saymakla kendi erkeklik durumu hakkında düşünme becerisinden yoksun kalmışlığını da ortaya sermekteydi.

İlk kez 80’li yıllarda kızlar başörtü takarak üniversitelerde okumaya başladılar. Başörtülü öğrencilerin sayıları gün geçtikçe arttı. Moda ifadesiyle kamusal alanda ciddi oranda bir görünürlük kazandılar. Kedisine dindar diyenler için de, Türkiye içinde özgün bir kadın dinamiği harekete geçmişti. Başörtülü, kentli ve hızla bireyselleşen kadın modernleşmekteydi. Yaşamın yeniden üretilmesine ve yaşam süreçlerine katılıyordu. Kadınlar üzerinden yürüyecek yeni süreç Türkiye’deki müesses dindarlık, din algısı ve muhafazakar kesimleri, içine kapanarak gericileşen geleneksel yapıları içinden çatlatacak meydan okumaydı. Ama süreç kendi mantıksal sonuçlarını yaratamadan devlet tarafından tehdit olarak algılandı ve budandı. Cumhuriyetçi olduğunu zanneden başka bir gerici kanat zor yoluyla kadın özgürleşmesinin seksenlerdeki en gür damarını kesip attı. Başörtülü kızlar hayattan geri kovuldular. Kovuldukları yer ise, ancak kadının kullaşmasıyla ayakta kalan koca eviydi. Ama cumhuriyet, kulluktan vatandaşlığa geçişti. Cumhuriyet, modernleşme, kentleşme ve bireyleşmeydi.

Biçim bir kez daha öze galip geldi. Biçimler üzerinde yürüyen ilahların iktidar kavgasında cumhuriyetin özüne, gerçek cumhuriyetçiliğe ihanet edildi. Bez parçasıyla sınırları çizilmiş sahte, kaypak ve tüketici bir savaş meydanı kuruldu. Savaşın tek kaybedenleri, başörtülü kızlar.

Doğrusu dinci-muhafazakar erkek taifesi de sürekli kızgınlık sergilese de kızlarının devlet zoruyla hayattan kovulmasından pek de rahatsızlık duymadı. Onlar da kızlarının “öyle ortada olmasından” zaten rahatsızlık içindeydiler. Devlet, bu bilinç altı rahatsızlıktan onları kurtardı. Türk modernleşmesinin önündeki biçimci dinci ve cumhuriyetçi gericilik başörtüsü ve kadın sorunu üzerinde sırt sırta verdiler.

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>